15 Nisan 2011 Cuma

ALTUĞ YARIN 15 AYLIK.)))

Altuğ, artık kendi kendine kaşık-çatal kullnanmaya çalışıyor. Çok eğleniyor.. Biz yemek yerken o da artık bizimle aynı sofrada olmaktan çok keyif alıyor. Onun yemeği başka bile olsa mutlaka bizim yediklerimizden tatmak istiyor.Hemen hemen herşeyden yiyor. Sadece karnıbaharı hiç sevmedi. Ne kada r farlı pişirsem de yemedi. Onun için artık hiç Altuğ'a karnıbaharlı birşey vermiyorum..
Biberonu sadece gece sütünü içerken , uylkuda olduğu için, kullanıyoruz. Onun dışında bardakaan içmeyi seviyor. Evde kendi kendine su içtiği minicik bir biberonu var. ondan kendi kendine su içiyor. Bardaktan verdiğimizde bardak kullanıyor, ama kendi, kendi,ne bardak kullandığında üstüne döktüğü için , ufak biberonumuzdan biz varzgeçemiyoruz..Köfte seviyor. Tüm çorbaları etli oluyor.Balıktan pek hoşlanmıyor. Balıklı çorba yapıyoruz bazen.Biz balık yerken ağzına bir kaç parça veriyorum. Bazen itiraz ediyor, bazen de sesi çıkmadan yiyor.Yoğurt sevdikleri arasında..







Bebeklikteki gibi yemiyor, tabii ki.. Ben ve eşimin biraz zor kabullendiğimiz bir konu bu.. Sanki eskisi gibi olmalı diye düşünüyoruz. Gecen dr. muayenesinde , doktorumuz 3 ana öğün ve 2 ara öğün demişti. Bizde sabah -öğle-akşam yemeği veriyoruz. gece ve sabaha doğru süt veriyoruz. öğle ve akşam yemeği arasında ise bir danone, meyve veya bebe bisküvisi gibi ufak atıştırmalar da veriyoruz. Kahvaltısda yumurta ve meyveyi dönüşümlü hazırlıyoruz. Bazen meyveli, bazen yumurtalı yiyor. Öğle etli sebze yemeği veya çorbası yanında yoğurt, akşmada daha çok ekmekli çorba veriyoruz. Biz ne yersek onlardan da tadıyor. Bazen eline köfte veriyoruz. ONu yemeye çalısıyor.



Fakat bu aralar hem grip olması, hem de azılarının çıkması nedeniyle çok iştahsız. Tüm düzenimiz alt-üst olmuş vaziyette.. Gece ve sabaha doğru sütünü içiyor. Kahvaltı en az falsolu olanı.. Öğle ve akşma yemeklerini yedirmek çok zorlaştı. Öğlen Necle Teyzesi bir şeklide yediriyormuş. Ben akşamları mafoluyorum. Bir türlü yemek istemiyor. Yediyse de arkamı döner-dönmez çıkarıyor.Dün gece o inat ben inat, kafayı yedim. Ve sonuç da Altuğ kazandı. Her ne kadar çocukla inatlaşmamak gerektiğini bilsem de ben de dün gece kendimi kaybettim..En azından gece sütünü içtiği için aç kalmadı. Böyle düşünsem, en azından geceyi ikimiz için de zorlaştırmazdım..



Ne bileyim, bazen ben de kendimi kaybediyorum. Altuğ zayıf değil, kilolu değil.. MUhmelen kilo alımını dr.muz yarın çok beğenmeyecek. Ama bizim de özürümüz var. 3 tane azı çıkarıp, üstüne grip olduk.. Neyse bu konuya çok da takılmamam gerk.. Yarın kontrolumuz var. Anlayacağız, bakalım...

15 AYLIK BEBEK GELİŞİMİ

15 AYLIK BEBEKLERİN GELİŞİMİ:



Beslenme:
Artık bebeğiniz biberonu bırakmış, fincan veya bardaktan içebiliyor olmalıdır.
15 aylık bebek, kendini beslemeye çalışır, yiyecekleri parmaklarıyla ağzına götürebilir, kaşık kullanabilir. Elbette bu; etrafın, üstünün başının kirlenmesi anlamına gelecektir, fakat aşırı titizlik gösterip bebeği bundan uzak tutmayın.
Besin maddelerinin bebeğin boğulmasına yol açmayacak şekilde uygun büyüklükte parçalanmış olması gerekir.
İlk yıldaki kadar hızlı büyümediği için bebeğin iştahı azalmış olacaktır.
Bebek, artık aile sofrasındaki yemeklerle beslenmeli, 4 temel grup besini alması sağlanmalıdır ( Tahıl, Sebze- meyve, Süt ve süt ürünleri, Et, tavuk, balık ve yumurta ).

Gelişim:

*Bu yaşta bebekler çok meraklıdırlar ve daima istediklerini yaptırmak isterler. Güvenliğini sağladıktan sonra, araştırıp keşfetmesine, merakını gidermesine izin verin.
*Bu yaş çocuğu sizi taklit etmeyi sever. Örneğin, anne ev işlerini yaparken o da oyuncaklarıyla benzer şeyler yapabilir. Bu taklit hevesinden yararlanıp diş fırçalama gibi iyi alışkanlıklar kazanmasını da sağlayabilirsiniz.
*Bu yaşta, öfke nöbetleri de görülür. Nöbet sırasında yapılacak en doğru şey, bebeğin güvenliğini sağladıktan sonra nöbeti görmezden gelmektir. Ona bakmayın, onunla konuşmayın ve sakinleşmesini bekleyin. Eğer, sergilediği şovun izleyicisi olmazsa devam etmesinin anlamı olmayacaktır.
*Bu yaşta, sizden ayrılmada yoğun bir endişe yaşayabilir. Ona kısa süre için ayrıldığınızı, döneyeceğinizi söyleyin, ona görünmeden kaçmaya çalışmayın. Mümkün olduğunca, uzun süreli ayrılıklardan kaçının.

Bebek neler yapabilir?
Büyük bir merakla herşeyi inceler.
Kendini beslemeyi sever.
Eşyaları amacına uygun kullanmaya başlar, örneğin tarakla saçını taramaya çalışır.
Oyuncakları atmayı, yuvarlamayı,itmeyi, çekmeyi sever.
Desteksiz ayakta durur, yürüyebilir.
Yardımla basamakları tırmanabilir.
Ayaktayken eğilip yerden bir cismi alabilir.
3-6 kelimelik bir dağarcığı vardır.
Sesiyle dikkat çekmeye çalışır.
Etrafındaki cisimleri, kendince adlandırır.
Neden- sonuç ilişkisini anlamaya başlar.
Deneme- yanılma yoluyla kendince tecrübeler kazanır.

Gelişimi nasıl destekleyebilirsiniz?

Ona vereceğiniz peluş hayvanlar, bebekler, kitaplar, oyuncak arabalar bu yaşta her iki cinsiyet için de uygundur.

Müzik kutusu gibi müzikli oyuncaklar, vurup ses çıkaracağı oyuncaklar , yumuşak toplar, itip çekebileceği oyuncalar bu yaş çocuğu için gelişimini destekleyecek araçlardır.

Onun boyama ve çizmesine izin verin.

Ona kitap okuyun, şarkı söyleyin.

Neler yaptığınızı, etraftaki eşyanın adlarını söyleyin .
Yeni bir kelime öğretirken sık sık tekrarlayın, resmini veya kendisini gösterin.

Uyku:

Halen, gün içinde 1-2 şekerlemeye gerek duyar. Gece uykusu öncesi rutin programınıza devam edin. Uyku öncesi banyo ve bir masal okumanız onu uykuya hazırlayacaktır.

Güvenlik:

Plastik poşet, balon ve küçük sert cisimleri bebekten uzak tutun.
Kırılacak, kopacak parçaları olan, keskin kenar ve köşeleri olan oyuncaklardan kaçının.
Solunum yollarına kaçabilecek sakız, patlamış mısır, sosis, kuruyemiş gibi yiyecekler vermeyin.
Kibrit ve çakmakları ulaşamayacağı yerde saklayın.
Soba, fırın, ocak gibi ısı yayan cihazların yanında oynamasına izin vermeyin.
Ocakta arka bölmeleri kullanın, tencere,tava saplarını içeri çevirin.
Çocuğu arabada asla yalnız bırakmayın, yaşına uygun güvenlik koltuğu kullanın.
Taşıt trafiği olan yerlerde gözünüzü ondan ayırmayın.
Su dolu herhangi bir kabı hemen boşaltın.
Tüm ilaç, temizlik maddesi, kozmetik malzemeleri kilit altında bulundurun.
Bardak, şişe gibi şeylerde temizlik malzemesi saklamayın.

5 Nisan 2011 Salı

MERHABALAR, ALTUĞ BUGÜNLERDE NELER YAPIYOR?

Altuğgecen hafta sonundan beri özgürlüğünü ilan etti.Artık tek başına alıp başını gidiyor. Adamım artık yardımsız bir şeklide yürüyor. Biz yine de temkinli olsak da , Altuğ kendinden emin olarak hayatına devam ediyor.
Çok alem çocuk.. Herşeye kendisi karar veriyor. Yapmak istemedi mi hiç bir şey  yaptıramıyoruz , yediremiyoruz..Şu sıralar azıları çıkmaya çalışıyor. O nedenle akşama doğru huzursuz ve acayip iştahsız.  Cumartesiden beri çok zor yemek yedirebiliyoruz.Ama cola gördüğünde ya da çikolata veya kraker hiç ititraz etmiyor. Hemen o minik ağzını açıveriyor. Bunun dışında kaşık ve çatalla kendi kendine yemek yemekten çok hoşlanıyor.Ona aldığımız plastik kaşık-çatallara da hiç rağbet etmiyor. İlla ki bizimkileri kullanacak..




En büyük zevklerinden biri de ayakkabı dolabını boşaltmak.. Ayakkabıları tek tek çıkarıyor. Ardından da tekrar dolduruyor.Dolap boşaltmak çok hoşuna gisyor. Ayrıca kendi odasındaki dolabı da boşaltmayı seviyor. Ayrıca gardolabın içine girip oturmayı ve saklanbaç oynamayı çok seviyor. Şimdi düşündüm de hiç orada resmi yok..Hemen çekmeliyim..çok tatlı oluyor:)))

Oyun çadırı aldık, geçenlerde ikeadan.. O kadra mutlu onun içinde .. İçine girip-çıkıyor. Benden saklanıyor, onu bulmamaı istiyor. Saklambaç oynuyoruz.

Benim durumuma gelirsek; her geçen gün Altuğ büyüdükçe suçluluk duygum da büyüyor. Eve işten gelince çok yorgun oluyorum. Altuığ ile oyun oynasak da arada oturmak da istiyorum.  Ve suçluluk duygularım bu sefer kabarıyor. Bilemiyorum, her anne böyle mi?
Ben yemek yedikçe rahatlayan, huzurla oyun oynadıkça mutlu olup rahata eren bir anneyim.. Oğlum doğduğundan beri psikobat biri oldum çıktım.. Rüyalarımda bile oğlumu yediriyorum.. Kabuslar görüyorum, uykularım kaçıyor. BU durumda olan anneler var mı ki?????????

31 Mart 2011 Perşembe

ALTUĞ'UNUN KUZENİ KUZEY'İN OKULDAKİ İLK GÜNÜ





Artık Kuzey de okullu oldu. Kemerburgaz Doğa Okulunun ana sınıfına başladı..ÇOk hareketli olan Kuzey'e tüm okul yılları boyuunca başarılar dilerim.. Onu kokulu kokulu öperim:)))

29 Mart 2011 Salı

Montessori Eğitiminin Amacı ve Önemi...

Montessori Eğitimindeki amaç;

“Eğitimin amacı sadece çocuğa bilgi aktarmak değil, her çocuğun tabiatında zaten var olan keşfetme ve öğrenme isteğini uyandırmak...


Montessori Programının Genel Amaçları


Montessori programlarının genel amaçları çocuğun okula karşı pozitif bir tutum takınması, öğrenme sevgisi göstermesi, öz disiplin göstermesi, öz motivasyonlu olması, bağımsız olarak hareket edebilmesi, tekrardan ve çalışmaktan keyif alması, kendine güven geliştirmesi, konsantrasyon alışkanlığı kazanması, kalıcı merakının beslenmesi, iç güvenin ve düzen duygusunu geliştirmesi ve oyun oynamak yerine çalışmayı seçmesi olarak sıralanabilir. Bu amaçlardan bazıları şöyle açıklanabilir:

Çocuğun okula karşı pozitif tutum geliştirmesi: Montessori Metodunda eğitim aktivitelerinin çoğunun bireysel olması sebebiyle, çocuk kendisine çekici gelen eğitim işiyle ilgilenir. Çocuk kendi hızında çalışır ve işini istediği kadar tekrarlar. Böylelikle denemeleri başarılarının dizisi haline gelir. Bu şekilde çocuk öğrenmeye karşı pozitif tutum edinir.

Her çocuğa kendine güvenini geliştirmesi için yardımcı olunması: Montessori okullarında çalışmalar tasarlanırken, her yeni adım çocuğun zaten hakim olduğu alanlar üzerine inşa edilir. Böylelikle sık sık tekrarlanan başarısızlıkların olumsuz etkileri ortadan kalkar.

Her çocuğun konsantrasyon alışkanlığı kazanmasında yardımcı olunması: Etkili eğitim, dikkatli dinleme alışkanlığını ve söylenen / uygulanan şeye dikkat etmeyi gerektirir. Yapılan dikkat toplayıcı deneyimler süreciyle çocuk uzun süren dikkat alışkanlığı oluşturur, böylece konsantrasyon yeteneğini arttırır.

Kalıcı merakın beslenmesi: Sürekli ve kalıcı merak sürekli öğrenmenin ön koşuludur. Çocuğa uyarıcı öğrenme durumlarının zengin bir çeşitliliği arasında nitelikleri ve ilişkileri keşfetmesi için fırsatlar sağlanmalıdır. Böylelikle merak gelişir ve yaratıcı öğrenmede temel unsur kurulur.

Çocukta düzen duygusunun ve iç güvenin geliştirilmesi: İyi düzenlenmiş ve zenginleştirilmiş ancak basit bir çevre sayesinde çocuğun düzen ve güvenlik ihtiyaçları yoğun bir şekilde tatmin edilir.

Girişimde bulunma ve sürdürme alışkanlıklarının geliştirilmesi: Çekici materyaller ve eğitim etkinlikleri çocuğun iç ihtiyaçlarına göre düzenlenir. Çocuk kendi kendine yaptığı etkinliklerden zevk almaya alışır. Giderek bunlar inisiyatif alışkanlığına yol açar.

Gelişim Evreleri


Birinci Evre: 0-6 Yaş

Bu evre 0-3 ve 3-6 olma üzere iki evreye ayrılır. 0-3 yaş arası çocuk M. Montessori tarafından �ruhsal embriyo� olarak tanımlanır.. Bu psiko-embriyonik aşamada çeşitli güçler birbirinden ayrı ve bağımsız olarak gelişir: kol ve bacak hareketleri, duyusal hareketler, dil. İkinci alt dönemde (3-6 yaş) zihin yapısı hâlâ aynıdır, ancak çocuk yetişkinden etkilenmeye başlamaktadır. Doğumdan 3 yaşına kadar bilinçsiz emici zihnin zamanıyken, 3-6 yaş arası bilinçli emici zihnin zamanıdır. 0-3 yaşında meydana gelen tüm ayrı embriyonik gelişimler son bulmalı; bireysel kişiliğe hizmet etmek için bütünleşmeli ve beraber işlemelidir. Montessori 3-6 yaş arasındaki bu periyodu karakterin biçimlenmesi için embriyonik periyot olarak tanımlar.

- Ruhsal Embriyo

Ana rahmindeki gelişim sürecini tamamlayıp dünyaya gelen bebek M. Montessori�ye göre �ruhsal embriyo�dur. Bu Montessori metodunun temel unsurlarından birisidir. Ruhsal embriyonun gelişmesi için, fiziksel embriyoda olduğu gibi sevginin sıcaklığıyla hayat verilen, bütünüyle kabul edildiği ve asla ket vurulmadığı, dış bir çevreye ihtiyaç vardır. Yetişkinin yapması gereken bu ruhsal embriyoya saygı göstermek, fiziksel ve ruhsal olarak gelecek kişiliği belirleyen yaratıcı aşamada bilimsel araçların da yardımıyla çocuğun ruhsal ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak, onun için hayatî bir çevre hazırlamaktır.

- Emici Zihin

Bebeklikten itibaren çocuğun öğrenmesindeki karmaşık süreçler, yetişkinin zihninde oluşan yolu takip etmezler. Küçük çocukta bilinçsiz bir zihinsel aşama vardır. Bu �emici zihin� olarak adlandırılır. Bu emici zihin istekli bir çabayla değil, �duyarlı dönem� olarak adlandırılan iç duyarlılıkların rehberliğine göre kurulur ve bu duyarlılıklar sadece belirli bir zaman için sürer. M. Montessori zekadaki farklılığı açıklamak için dilin kazanımı örneğini kullanır. Çocuk bir dili, yetişkinlerin bilinçli zihinsel yeteneklerinin çabasıyla öğrendiği gibi öğrenmez. Bilinçsiz zihin yetişkinlerin farklı dilleri öğrenmek için yaşadığı zorlukların hiç birini göstermez. Bütün dil basitliğinden ya da karmaşıklığından bağımsız olarak daima aynı zaman aşamasında kazanılır. Bilinçsiz etkinlik aşamasında, dil kalıcı olarak zihne kazınır ve bir karakteristik olur. Bir kişinin ana diline eklemek isteyeceği hiçbir dil ise bir karakteristik olamaz. Bu durum bilinçli zihniyle bir dil öğrenmek zorunda olan yetişkinde oldukça farklıdır. Karmaşık bir dili öğrenen öğrenciler beş, altı, hatta sekiz yıl çalışırlar ve yine de mükemmelce öğrenemezler. Yani bir kişinin ana dili bilinçli hafızaya emanet edilemez, ana dil yukarıda bahsedilen �mneme� aracılığıyla öğrenilir.

- Duyarlı Aşamalar


Duyarlılık dönemleri, çocukta bir ruhsal dünya yaratmaya yönelik yaratıcı bir içgüdü, aktif bir güçtür; özgül yeteneğin elde edilmesiyle sınırlandırılmıştır: bu yetenek ya da karakteristik elde edilir edilmez duyarlılık da kaybolmaktadır Bu güdüler izlenmedikleri takdirde, işe yaramaz ve battal olurlar. Bu duyarlı aşamalar ve yaş dönemleri şöyledir:

•Hareket (0- 1 yaş).

•Dil (0-6 yaş).

•Küçük Nesneler (1-4 yaş).

•Düzen ( International Montessori Council düzen için duyarlı dönemi 2-4 yaş olarak verirken, M. Montessori düzen için duyarlı aşamanın 1 yaşında başladığını ve 2 yaşında kesin olarak kendini gösterdiğini ifade eder. Bu dönemim aralığını ise 1-2 yaş olarak verir).

•Müzik (2-6 yaş).

•Zarafet ve kibarlık (2-6 yaş).

•Duyuların incelik kazanması (2-6 yaş).

•Yazı yazma (3-4 yaş).

•Okuma (3-5 yaş).

•Uzamsal ilişkiler (4-6 yaş).

•Matematik (4-6 yaş).

Çocuğun duyarlılık dönemlerinde çevresi iç ihtiyaçlarına uyduğu sürece, bütün bunlar sessizce ve hiç dikkati çekmeden olup bitecektir. Çocuğun iç işlerini köstekleyen bir durum olduğundaysa yetişkinlerce �huysuzluk� olarak adlandırılan umutsuz yakınmalar ortaya çıkar. Bu durumun ortaya çıkmaması için yetişkinin yapması gereken çocuğun gelişiminin dış belirtilerine özenli bir saygı ve dikkat göstermek ve çocuğa biçimlenmesi için kendi başına sağlayamayacağı gerekli araçları sunmaktır.

İkinci Evre: 6-12 Yaş

İkinci evre 6 yaşından 12 yaşına kadar olan dönemdir. Bu evrede çocuklar kavramsal kaşiflerdir. Hayal güçlerini ve soyutlama güçlerini geliştirir; bilgilerini dünyalarını genişletmek ve keşfetmek için kullanırlar.Soyut aklın organize edildiği tekbiçimli gelişmenin durgun evresidir. Çocuğun zihinsel ve fiziksel ufku açılır; eğer fırsat varsa ve koşullar uygunsa çocuğun keşfedebileceği değerlerin sınırı yoktur. Gelişimin bu düzeyi için M. Montessori kapsamlı bir eğitime, engin bir kültüre, geniş sosyal ilişkilere ve açık bir çevreye vurgu yapmıştır. Bu evrede çocuk bütün ahlâkî sorunları keşfetmek ister, dünyanın doğa ve insanlık tarafından yapımını anlamak için isteklidir. Bu gelişim döneminde fiziksel olarak büyük değişimler geçirir, bağımsızlık kazanmak ister. Bu eğitim düzeyinde verilen materyaller yeterli olmamasına rağmen gereklidir. Eğitimin bir önceki aşamasında materyal bireysel kişiliğin temellerinin atılması için yardım ederken, bu aşamada kültürün kazanılması için yardım eder. Ahlâkî düzeyde ise bu dönemdeki çocuk adaletsizliğe karşı sivri bir duyguya sahiptirler.

Üçüncü Evre: 12-18 Yaş

Bu dönem 12-15 ve 15-18 olmak üzere 2 devrede incelenebilir. Önemli fiziksel değişimler yaşanır. Çocuklar sosyal konumlarını anlamaya çalışırlar ve topluma doğrudan katkı sağlamak isterler. Onları bir okul programına bağlayan çalışmalar bu aşamada verilemez. Kendileri araştırmak ve bizzat yaşamak isterler. Ergenler sadece çalışmamalı, ayıca kendi çalışmalarıyla parada kazanmalıdırlar. Bu şekilde öz saygı kazanırlar. Kültürel gelişimini, üretme, çalışma ve deneme metotlarıyla, onu cezbeden toplumun çeşitli yüzlerinin deneyimlerini yaşayarak sürdürmeli; kendini yaratabilmeli ve yönlendirebilmelidir.

http://www.montessoriegitimi.org/yerarti/joomla/index.php

Bu konu ile ilgili ;

http://montessoriegitimi.blogspot.com/

    bu siteye de bakabilirisiniz. Çok yararlı bilgiler içermekte.

Bir de benim yaptığım araştırmalarda herkesin sanırım okuduğu ortak kitaplar;


*Harika çocuk nasıl yetiştirilir? 
Yazarı: Tim Seldin
*Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı


Harika Çocuk" tanımı Montessori Eğitimine uygun yetişmiş, dünyayı keşfetmeye meraklı, kendine güvenen, bağımsız, dikkatli ve saygılı çocuk olarak kısaca tanımlanabilir.

22 Mart 2011 Salı

DISNEY JUNIOR TÜRKİYE‘DE 1 HAZİRAN 2011’DEN İTİBAREN YAYINA BAŞLAYACAK

PLAYHOUSE DISNEY, OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLAR İÇİN YENİ BİR TELEVİZYON İZLEME DENEYİMİ YARATMAK İÇİN GELİŞİYOR

İstanbul, 9 Mart 2011: The Walt Disney Company (EMEA), 2-7 yaş arası çocuklar ve aileleri için yepyeni çok platformlu marka Disney Junior’un 1 Haziran 2011’den itibaren Türkiye’de yayınlanacağını bildirdi.

Disney Junior’un lansmanı, Walt Disney Company’nin küresel okul öncesi stratejisinin bir sonraki adımı. Türkiye’de Eylül 2010 tarihinde yayına başlayan ve halen 109 ülkede küresel olarak yayınlanan Playhouse Disney kanalının başarısı üzerine kurulan yeni Disney Junior kanalı, Playhouse Disney’in yerini alacak ve izleyici kitlesini 2-7 yaş arası çocukları da kapsayacak şekilde genişletecek.

Disney Junior; televizyon, web sitesi, VOD, cep telefonu ve ücretli indirme platformlarında günlük içerik yayınlayacak. Haziran’daki lansman çok yönlü bir pazarlama kampanyası ile desteklenecek. Lansman, aileleri ve çocukları hedef alan televizyon, gazete ve ‘online’ reklam kampanyaları, ayrıca sosyal medya ve iş ortaklıkları ile de desteklenecek.

Disney Channel’ın Avrupa üretim merkezinde yapılan Orman Kavşağı’nın (Jungle Junction) başarısı üzerine Disney Junior’un global içeriğine, yerel üretim ve yerelleştirilmiş çok platformlu formatlar eklenecek. BAFTA için aday gösterilmiş olan Orman Kavşağı’nın ikinci sezonu, yeni Disney Junior programlarının bir parçası olarak ilk kez yayınlanacak. Yapımı, İngiltere Cornwall’da kurulmuş olan Spider Eye Animation tarafından gerçekleştirilen ikinci sezon, 2011 yılında ‘EMEA’ bölgesinde ve 1 Haziran’da Türkiye’de Disney Junior platformlarında ilk kez yayınlanmaya başlayacak. Orman Kavşağı 26 renkli ve interaktif yeni bölümlerden oluşacak.

Disney Junior ayrıca, Mickey Farenin Kulüp Evi, Tamirci Manny ve Özel Ajan Oso gibi bazı çok sevilen ve 1 Haziran 2011’de Disney Junior’un başlaması ile birlikte ilk kez yayınlanacak olan Jake ve Periler Ülkesi Korsanı gibi yepyeni programlara da ev sahipliği yapacak.

Disney Junior 1 Haziran 2011’de Türkiye’de ilk kez yayınlanacak.

1 Kasım 2010’da Orman Kavşağı, Çocukların BAFTA Ödülleri 2010’da ‘en iyi okul öncesi animasyonu' dalında aday gösterilmişti.

Disney Junior Hakkında:

Yeni, öğrenme odaklı Disney Junior, tüketici nesillerinin Disney hikaye anlatıcılığına ve hem klasik hem güncel Disney karakterlerine olan duygusal bağını temsil etmektedir.
Disney Junior programları, anne ve babaları, Disney’in 2-7 yaş arasındaki çocuklar için tasarlanmış özel öğrenme ve gelişim temalarını birleştiren büyülü, müzikal ve samimi hikaye ve karakterlerine çocukları ile birlikte katılmaya davet ediyor.

Disney Junior’ın animasyonlu ve canlı aksiyon dizileri, Disney’in eşsiz hikaye anlatıcılığını ve çocukların çok sevdiği karakterleri okul öncesi matematik, dil becerileri, sağlıklı yeme ve yaşam tarzları ile sosyal beceriler gibi eğitimler ile harmanlıyor.



Animasyonlu ve canlı aksiyon programlarının birleşimi aracılığı ile Disney Junior, okul öncesi matematikten dil becerilerine, sağlıklı yaşam tarzlarından sosyal ve duygusal gelişime kadar çeşitli konuları oyun aracılığı ile öğrenmeyi aşılıyor.
Çocukları gülmeye, şarkı söylemeye, dans etmeye ve her şeyin ötesinde, eğlenmeye teşvik ederek çocukluğun coşkusunu kutluyor.
Program geliştirmenin ilk aşamalarından itibaren Disney, geliştirme aşamasından önce tüm terim ve diyalogları gözden geçiren eğitim ve çocuk gelişimi uzmanları ile çalışıyor.
Disney Junior markasının vizyonu, ebeveynler ile bir arada çalışılarak yaratıldı ve tüm içeriğin anneler tarafından onaylanması sağlandı.

Playhouse Disney Hakkında

Playhouse Disney, okul öncesi çocuklar için öğrenmeyi eğlenceli bir deneyim haline getirmek için yaratıcı hikaye anlatıcılığını ve hoş karakterleri kullanmaktadır. ‘Orman Kavşağı’, ‘Mickey Fare’nin Kulüp Evi’ ve ‘Tamirci Manny’ gibi şovların her biri, okul öncesi matematikten sosyal etkileşime, problem çözmeden takım çalışmasına kadar birçok farklı çocuk gelişimi alanını ele almaktadır. Playhouse Disney programları, günlük temalı alanlarla küçük bir çocuğun günlük yaşamını yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.

Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki Walt Disney Company Hakkında:

The Walt Disney Company (TWDC) önde gelen uluslararası çeşitlendirilmiş aile eğlenceleri ve medya şirketi olarak beş iş segmentinde faaliyet göstermektedir: medya kanalları, parklar ve tatil köyleri, stüdyo eğlenceleri, tüketici ürünleri ve interaktif medya grubu.

TWDC, 70 yılı aşkın bir süredir Avrupa-Ortadoğu-Afrika (EMEA) bölgesindeki 23 ülkede 5.500’den fazla çalışanıyla faaliyet göstermektedir. Disneyland Paris 1992’de açıldığından bu yana genişlemiş ve Avrupa’nın bir numaralı turist merkezi haline gelmiştir Bölgenin önde gelen film dağıtımcılarından olan TWDC’nin en yeni başarıları arasında dünya çapında gişe rekorları kıran ‘‘Oyuncak Hikayesi 3’’ ve “Alice Harikalar Diyarında” gibi filmler yer almaktadır. Disney yalnızca bir yılda bu kilometre taşına ulaşan tarihteki ilk stüdyo olmuştur. Avrupa’nın önde gelen TV içeriği sağlayıcılarından biri olan TWDC, Disney markalı ve markasız televizyon programlarının, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’de ilk 10 Amerikan dizisi içinde yer alan “Desperate Housewives” gibi dizilerin dağıtımını yapmaktadır. EMEA çapında 118 ülkede, 23 dilde, 76 milyondan fazla haneye ulaşan 58 markalı Disney Channel (Disney Channel, Disney XD, Playhouse Disney, Disney Cinemagic ve Toon Disney) bulunmaktadır. Disney’in yerel olarak tasarlanmış geniş tüketici ürünleri yelpazesi uzman ve kitle piyasası bayilerinde ve İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa ve Portekiz’de 100’den fazla Disney Store’da satılmaktadır. Avrupa’daki yedi şehirde kısa süre önce başlatılan yeni bir konsept mağaza tasarımı, ailelerin birlikte tadını çıkaracağı, çığır açan, büyülü bir satış deneyimi sunmaktadır.