ALTUĞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ALTUĞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2013 Pazartesi

ALTUĞ YÜZMEYE BAŞLADI!

Hidayet Türkoğlu'nun spor okuluna gittik pazar günü.. Altuğ için epeyden beri planladığımız yüzme kursu için internette yaptığım araştırmalar sonucunda evimize yakın Galatasaray klübü ve Hido spor okulları vardı. İlkten deneme dersi için anlaştık ve pazar günü okula gittik. Altuğ çok heyecanlı ve hazırdı. Gidince oradan bone beğendi ve satın aldık. havuzdan korkup girmezse diye düşünürken ,Altuğ hiç yabancılık çekmeden havuza atlayabildi hemencik. İlk deneyim için çok iyiydi. Önümüzdeki hafta Galatasdaray kulübünwe de bakıp, karar vereceğiz.
Dün gece Altığ sürekli havuzu sayıkladı. Bir daha ki dersi dört gözle bekliyor:))











17 Ekim 2012 Çarşamba

ALTUĞ'UNUN ANA OKUL MACERASI




Okulun kralı olduğunda aldığı tacı::))Ogün hiç sorun yapmadan, ağlamadan, mutlu geçirdiği ilk gün..




Okulumuzun tavşanları, okula alışma dönemimizde çok yararlı oldular:))


Altuğ , Eylül ayının son haftasında ana okula başladı. Esasında ben 3 yaşına kadar oyun oynayacağı, eğleneceği ama evden de uzaklaşmayacağı bir okul hayal ederken, bakıcı teyzemizle yaşadıklarımız bundan farklı bir karar vermemize neden oldu.
Yaklaşık 2 yıldır evde Altuğ'a bakan ve evimiz de iyi. kötü çeki düzen veren bir kadın var. Ama gerçekten çok zor. Sanırım bizim de şansımız böyleymiş. Çok fena hikayelerde duydum. Bizimkisi çok vahim değil diye düşünürken son gelen teyze ban geçtiğimiz yazı burnumdan getirdi.Bunun üzerine Altuğ'a ana okul arama sürecim başladı. Bana ve anneme yakın olmalıydı ki, sıkıntı olduğunda ,alışma döneminde hemencik yanında olalım.Hal böyle olunca benim iş yerime ve anneme yakın olanlara baktım. İlk tercihim annemin komşusu olan ana okullarıydı. Birisiyle konuştum. Müdüresi çok tatlı bir bayandı. Tertemiz.. Fakat 2 saatlik beraber bir deneme dersinden sonra , öğretmenlerinin ne kadar cahil olduklarını, oyuncakların hemen hepsinin kırık-dökük olduğunu gördüm. iyi ki 2 saatlik deneme dersi istemişim. Ben yapı olarak insanları sorgulamaktan hoşlanmam. Bana anlatılanla yetinmeye çalışırım. O nedenle bu ders çok iyi oldu. Altuğ'uyu sanki Çocuk Esirgeme kurumuna teslim edecekmişim gibi , gariban bir yer gibi hissetti,m. Ve duygum nedeniyle oranın üstünü çizdim.
Sonrasında Balmumcu da çok tanınmış bir anaokuluyla görüştüm. Müdürü, sahibi ve öğretmenlerinin hepsinin 25-26 yaşında olması beni birazcık endişelendirdi. Yanlış olabilir bu düşüncem ama bu nedenden dolayı buradan da vazgeçtim.
Oradan da vazgeçince , kafam epey bir karıştı. Bakıcıdan bir an önce kurtulmak isterken okul bulamadım, Altuğ'a. Bunu çalıştığım doktorumla paylaşınca, o zaman bana şu an gittiği Balmumcu Sevgi Yumağ'ından bahsetti. Arkadaşı çocuklarını gönderiyormuş ve çok memnun olmuşlar: Bunun üzerine görüşmeye gittim. Sağ olsun müdürü benimle sonra gelen eşimle çok güzel ilgilendi. Hiç bir abartı olmadan okuldan ve yaptıklarından bahsetti. Özellikle okulda sadece 2010-2011' lerin bulunması çok hoşuma gitti. Kendinden büyük çocukların arasında zorlanmasını, özellikle bu sene, istemiyordum.Yemek sorunumuzu paylaştığımızda zamanla aşılacağını, tuvalet eğitimi için yardımcı olabileceklerini bahsettiler.Okulu bize gezdirmesi de benden olumlu bir puan aldı. Nedense gezdirmekten pek hoşlanmıyorlar????Kafamızda eşimle olumlu düşünceler oluştuıran Balmumcu Sevgi Yumağ'ına başlatma kararı verdik.
Bence iyi ki de vermişiz. Altuğ alışma dönemi hiç zor geçmedi.3 yarım gün sonrasında okula alıştı. Ve 3. gün okulda öğlen uyudu. Uyandıktan sonra servisle annanesine gitti. Oğlum büyüdü.. Bayram sonrasına kadar 15:0 e kadar okulda olacak. Bayramdan sonra 17:00 e kadar tutmaya çalışacağız.
Okula başladıktan sonra Altuğ da çok güzel gelişmeler oldu.Kendini çok daha güzel ifade ediyor. Şarkı söylüyor.Daha da bir sürü şey..
Oğlum büyüdü ve ben çok mutluyum:))

2 Mayıs 2012 Çarşamba

MEKAN ÖNERİSİ: MALTEPE ZEYTİNDALİ

















Geçtiğimiz hafta sonu Caddede Bisiklet yarışması nedeniyle rotamızı Maltepe tarafına çevirdik: Maltepe de giderken sahilde Zeytindalı'na gittik. Eski yerini de severdik ama yeni yeri daha ferah geniş olmuş. Özellikle bahçe tarafını çok beğendik. Açık büfe kahvaltısı da güzel. Ama oyun alanına yakın yeşilliklerin içine masa koyuyorlar. O bizim için muhteşem oldu. Çünkü otura bildik, Altanl'a beraber. Oyun alanındaki kayaklara da Altuğ'a uygundu. Bir de palyaço vardı. O da güzel güzel ilgilenince bizim hafta sonu kahvaltımız çok iyi geçti. Sizinde minik bir çocuğunuz varsa, Zeytindalı'nı deneyebilirsiniz.

3 Ocak 2012 Salı

ALTUĞ'UNUN DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ ( ÖNCEDEN KUTLADIĞIMIZ)******

Altuğ 16 Ocak da 2 yaşına girtecek. Fakat o dönemde halaları yurtdıında olduğu için önceden onlar için küçük bir parti yaptık. Altuğ Koala serilerini çok sevdiği ve oradan öğrendiği için çok eğlendi, doğum gününüde.. pasta üfledi, oynadı....,Zamanında yapacağımız parti içinde yer ve hazırlıklara başlamak gerek:))

hazırladığımız yemekler:))


Son anda Beyaz fırına siparişle yaptırdığımız pasta  

Bizimki çok heyecanlı, pasta üflemek için:))


Babasının hazırladığı slayt show.. çok duygulandım. Oğluşum ne kadar da büyümüş:))








Sonunda pastayı üfledi:))

6 Mayıs 2011 Cuma

ÖYLESİNE BİR YAZI!!

ALTUĞ hastalandı ve çok mutsuzum..Her ne kadar sağlıkçı olsam da sorun oğlumla ilgili olunca çok fena oluyorum. 3 gündür ara ara olan ateşi dün gece hiç düşmeyince , endişelerim arttı. Ve doktoru Zermine Hanımla konuşunca , dişten dolayı ates olacaksa 2-3 gün sürermiş. Fakat biz 3 günü tamamladık. Altuğ'unun hiç burnu akmıyor,öksürmüyor. Bundan dolayı azılarını çıkardığı dönemde olunca , Otit olayını kaçırdım. Tabii ki bu durum da moralimi bozdu. Oğlum antibiyotik ve parasetamollerle dolu recete ile evde , neredeyse sürekli uyuyarak günümüz geçiriyoruz. İştah durumu da çok fena.. Çok yoruldu , oğluşum..
İnşallah bir an evvel iyileşir. Hastalanması haftasonu olmasının iyi tarafı evde olmama, kötü tarafı etkinliklere katılamama durumu.::((
Şu an salonda yemek programını syrederken bu yazıyı yazıyorum.. Ve canım da çok sıkkın..
Yazının başlığını yazdığımda aklımda yapacağım diyet ve zayıfalama programımı yazacaktım.. Birden yazı Altuğ'unun hastalığına geldi..

2 Mayıs 2011 Pazartesi

ALTUĞ İLE GEÇEN HAFTASONUM:))




Altuğ ile bu haftasonu başbaşa geçirdik. Pazar sabahı 08 de kalkıp, beraber kahvaltımızı yaptık. Biraz oyundan sonra saat10:00 gibi uykuya daldı, Altuğ paşa..Saat 12:00 civarı uyandı. Ufak bir atıştıma yapıp, kendimiz Bağdat caddesine attık. Arabasına kurulan paşam ile yürüyerek caddede turladık. Caddede önce blogger arkadaşım Sena ile karşılaştık. Önümüzdeki hafta Emziren Annelerin Toplantısından önce tanışmış olduk. Çok komik, yüzyüze tanımasak bile birbirimizin herşeinden haberdarız. Oğluşu Doruk ile artık haftaya tanışıtrız.. Sena 'dan ayrıldıktan sonra Müjde ile karşılatık. Müje'nin oğluşu Mert de nasıl güzel büyümüş.. Uyuduğu için sevemedik, artık başka bire zamana:))
Onlardan da ayrıldıktan sonra Altuğ'a gratisten kavanoz amma ladık.. Caddede bankata oturup, bir güzel yedikten sonra evin yoluna döndük. Planım daha çok dolaşmaktı. Fakat sanki kapar gibi oldu. Yağmur yağar ve yollarda rezil olurum diye eve dönmeye karar verdik. Dönüş yolunda da kuzenim Serkan ve eşiyle karşılaştık. Onlarla da ayaküsütü muhabbet edip, eve gittik. Yoldan ben okumak için gazete ve dergiler aldım. Altuğ eve geldiğimizde uyuyakalmıştı. Onu yatağına yatırıp, cola eşliğinde dergi ve gazetelerimi okudum..
Yaklaşık 16:30 civarı Altuğ uyanınca ,bisikletiyle beraber bahçeye çıktık. Ne şanslıydık ki apartmanda oturan iki çocukta bahçedeydi. Altuğ onlarla da oynadı. Çok mutlu oldu oğluşum:)))





Altuğ eve gelince de oyuncaklarıyla oynadı. Çadırına girip, saklambaç oynadık. Dişlerimizi fırçalamaya çalıştık. Daha çk fırçaladım. O hiç elletmedi, dişlerini..
Sonra salonun ortasına getirdiği oyuncaklarıylşa oynayıp, oyuncakları yetmiyormuş gibi bir de sürahimizle de oynadık. Bana su koyup, şerefe yaptık..Balkondan çamaşırları topladık, beraber. ben katladım, Altuğ dağıttı.. Birkaç kez bunu denedikten sonra Altuğ'u serbest bıraktım..







Sonunda akşam yemeğimizi yedikten sonra , 19:30 gibi Altuğ ilk defa gece uykusuna bu kadar erken yatmış oldu.. sanırım küçük beyimizi hava çaprtı..
Altuğ ile beraber geçirdiğimiz pazar da böylece geçti-gitti:))

15 Nisan 2011 Cuma

ALTUĞ YARIN 15 AYLIK.)))

Altuğ, artık kendi kendine kaşık-çatal kullnanmaya çalışıyor. Çok eğleniyor.. Biz yemek yerken o da artık bizimle aynı sofrada olmaktan çok keyif alıyor. Onun yemeği başka bile olsa mutlaka bizim yediklerimizden tatmak istiyor.Hemen hemen herşeyden yiyor. Sadece karnıbaharı hiç sevmedi. Ne kada r farlı pişirsem de yemedi. Onun için artık hiç Altuğ'a karnıbaharlı birşey vermiyorum..
Biberonu sadece gece sütünü içerken , uylkuda olduğu için, kullanıyoruz. Onun dışında bardakaan içmeyi seviyor. Evde kendi kendine su içtiği minicik bir biberonu var. ondan kendi kendine su içiyor. Bardaktan verdiğimizde bardak kullanıyor, ama kendi, kendi,ne bardak kullandığında üstüne döktüğü için , ufak biberonumuzdan biz varzgeçemiyoruz..Köfte seviyor. Tüm çorbaları etli oluyor.Balıktan pek hoşlanmıyor. Balıklı çorba yapıyoruz bazen.Biz balık yerken ağzına bir kaç parça veriyorum. Bazen itiraz ediyor, bazen de sesi çıkmadan yiyor.Yoğurt sevdikleri arasında..







Bebeklikteki gibi yemiyor, tabii ki.. Ben ve eşimin biraz zor kabullendiğimiz bir konu bu.. Sanki eskisi gibi olmalı diye düşünüyoruz. Gecen dr. muayenesinde , doktorumuz 3 ana öğün ve 2 ara öğün demişti. Bizde sabah -öğle-akşam yemeği veriyoruz. gece ve sabaha doğru süt veriyoruz. öğle ve akşam yemeği arasında ise bir danone, meyve veya bebe bisküvisi gibi ufak atıştırmalar da veriyoruz. Kahvaltısda yumurta ve meyveyi dönüşümlü hazırlıyoruz. Bazen meyveli, bazen yumurtalı yiyor. Öğle etli sebze yemeği veya çorbası yanında yoğurt, akşmada daha çok ekmekli çorba veriyoruz. Biz ne yersek onlardan da tadıyor. Bazen eline köfte veriyoruz. ONu yemeye çalısıyor.



Fakat bu aralar hem grip olması, hem de azılarının çıkması nedeniyle çok iştahsız. Tüm düzenimiz alt-üst olmuş vaziyette.. Gece ve sabaha doğru sütünü içiyor. Kahvaltı en az falsolu olanı.. Öğle ve akşma yemeklerini yedirmek çok zorlaştı. Öğlen Necle Teyzesi bir şeklide yediriyormuş. Ben akşamları mafoluyorum. Bir türlü yemek istemiyor. Yediyse de arkamı döner-dönmez çıkarıyor.Dün gece o inat ben inat, kafayı yedim. Ve sonuç da Altuğ kazandı. Her ne kadar çocukla inatlaşmamak gerektiğini bilsem de ben de dün gece kendimi kaybettim..En azından gece sütünü içtiği için aç kalmadı. Böyle düşünsem, en azından geceyi ikimiz için de zorlaştırmazdım..



Ne bileyim, bazen ben de kendimi kaybediyorum. Altuğ zayıf değil, kilolu değil.. MUhmelen kilo alımını dr.muz yarın çok beğenmeyecek. Ama bizim de özürümüz var. 3 tane azı çıkarıp, üstüne grip olduk.. Neyse bu konuya çok da takılmamam gerk.. Yarın kontrolumuz var. Anlayacağız, bakalım...